Diyetisyen fethiye
Hakkımda
Merhaba, ben Ekin Ada Küçükala.
Kalori hesapları, gramajlar ve tartıdaki rakamlar. Ancak eğitim sürecim ve özellikle staj dönemindeki klinik gözlemlerim, bana çok daha büyük bir gerçeği öğretti.
Aslında teoride her şey çok tutarlıydı. Öğrendiğim bilgilere göre her şeyin yolunda gitmesi gerekiyordu hatta kilo kontrolü, okulda öğrendiklerimin arasında en basit konuydu diyebilirim. Hastanede staj yaparken kilo vermek ya da almak isteyen bir sürü insanla tanıştım. Staj süresince poliklinik odalarında gördüklerim, kitaplardaki basit denklemlere benzemiyordu. Aynı kişiler, bir süre sonra kendilerini yine aynı döngünün içinde, tekrar kilo vermek isterken buluyorlardı. Bu insanlar iradesiz ya da başarısız değillerdi, aksine defalarca kilo alıp verecek kadar disiplinlilerdi. Sorun şuydu: Verdikleri kilolarla birlikte, yemekle olan huzurlu ilişkilerini de kaybediyorlardı. Diyet bittiğinde ya da katı kurallar esnediğinde, bedenleri kaybettiği güveni geri istiyordu. Staj odalarında gördüğüm mutsuzluk ve ‘Yine başa döndüm’ hissi, bana beslenmenin sadece bir hesap kitap işi olmadığını kanıtladı. Anladım ki; eğer bir yöntem seni sürekli en başa döndürüyorsa, o yöntem başarılı bir yöntem değil.



İşte bu yüzden bugün, seni o bitmek bilmeyen kilo alıp verme döngüsünden çıkarmak için buradayım. Amacımız, tartıdaki rakamı bir başarı kriteri olmaktan çıkarıp, bedeninle kurduğun bağları güçlendirmeni sağlamak. Çünkü gerçek ihtiyacın, her ay yeni bir listeye başlamak değil, bedeninle ömür boyu sürecek bir barış imzalamaktır.
Sezgisel Beslenme
Bu farkındalıkla beraber amacım, sadece rakamları değil, insanların yaşam kalitesini iyileştirmek oldu. Şimdi bu yaklaşımı Fethiye’deki kliniğimde sizlerle buluşturuyorum. Burada yaptığımız şey diyet listeleriyle zorlanarak geçici bir başarı elde etmek değil, sezgisel beslenme ile bedenin neye ihtiyacı olduğunu tekrar hatırlamak ve kendi ritmine dönmek.
Çocuk Beslenmesi
Kliniğimde sadece yetişkinlerle değil, beslenme yolculuğunun ilk evresindeki çocuklarla da çalışıyorum. Çocuk beslenmesi benim için çok özel bir alan çünkü çocuklar aslında dünyanın en iyi sezgisel yiyicileridir. Onlar ne zaman acıktıklarını, ne zaman doyduklarını ve vücutlarının neye ihtiyacı olduğunu doğuştan bilirler. Ancak yetişkinler, bazen farkında olmadan kendi diyet kaygılarını ve tabağını bitir baskılarını onlara miras bırakabiliyor
Instagram: Dytada
Blog Yazılarım

Sezgisel Beslenme Nedir?
Yıllardır süren "Pazartesi başlıyorum" vaatleri, tartıdaki rakama göre değişen ruh halleri ve yediğiniz her lokmadan sonra gelen o tanıdık suçluluk duygusu... Eğer siz de bu döngüden yorulduysanız, doğru yerdesiniz. Bugün, size sadece bir "beslenme biçimi" değil, hayat boyu sürecek bir özgürleşme yolculuğundan bahsetmek istiyorum: Sezgisel Beslenme...

Sorumluluk Paylaşımı: Sofrada ebeveynin ve çocuğun rolleri nelerdir?
Çocuğunuza yemek yemeyi "öğretemezsiniz"; o zaten bu yetenekle doğar. Sizin göreviniz, bu yeteneğin gelişebileceği güvenli ve huzurlu bir ortamı sağlamaktır. Sorumlulukları net çizgilerle ayırdığımızda, beslenme bir stres kaynağı olmaktan çıkar...

Hamilelikte Beslenme: "İki kişilik yemek" mitini yıkıyoruz.
Hamilelik süreci, vücudunuzun bir mucizeyi inşa ettiği, bu yüzden de ekstra enerjiye ihtiyaç duyduğu bir dönemdir. Ancak bu ihtiyaç, porsiyonları iki katına çıkarmak anlamına gelmez. Aslında ihtiyacınız olan şey, tabağınızı büyütmek değil; içindeki besinlerin yoğunluğunu artırmaktır.
Bu yolculuğa bilimsel bir temel de kazandırmak adına belirtmek isterim. Lisans eğitimimi Okan Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünde tamamladım. Akademik donanımımı, kendi özelliklerim olan anlayış ve empati ile birleştirerek sizlere hem klinik hem de duygusal anlamda bütüncül bir destek sunmayı isterim.
